TÜRKİYE’DEKİ ÇEVRECİ HAREKETLER
TÜRKİYE’DEKİ ÇEVRECİ HAREKETLER
Hazırlayan: Hamza TOSUN
1. Türkiye’de Çevre Bilincinin Gelişmesi
Ülkemizde batıdaki anlamıyla çevre bilincinin gelişmesi 1970’li yıllara rastlar. Bunda sanayileşme ile kentleşmenin geç başlaması büyük rol oynamıştır.
1970’li yıllardan başlayarak artan bir ivme ile çevre bilinci gelişmiş ve 1983 yılında yürürlüğe giren Anayasa’da 56. madde olarak yerini almıştır.
Ayrıca yine bu süreç içerisinde çoğu İstanbul’da olmak üzere çevre ile ilgilenen birçok sivil toplum örgütü kurulmuştur. Bu çalışmamızda 10 örgüt kısa bilgilerle tanıtılmaya çalışılmıştır.
1970’li yıllarda gelişen çevre bilinci aslında değişik şekillerde yüzyıllar boyu süregelmiştir. Bu süreci toplumsal ve tarihsel anlamda 4 kategoriye ayırabiliriz:
1. Cumhuriyet öncesi dönem
2. 1923-1950 dönemi
3. 1950-1980 dönemi
4. 1980 Sonrası dönem
Şimdi bu kategorileri inceleyelim.
a. Cumhuriyet Öncesi Dönem
Bu dönemde yönetimin din eksenli bir anlayışta olması toplumsal anlamda çevreye bakış tarzını da önemli ölçüde etkilemiştir. Dinin doğayı da yaşayan bir canlı olarak görmesi, peygamberin ekosistemi oluşturan canlılara karşı topluca imhayı men etmesi gibi olgular o dönemki Türk toplumunun çevre bilincini derinden etkilemiştir. Bununla birlikte “Türkiye’de sanayileşmenin yarattığı kirlilik dışındaki bozulmalara Cumhuriyet’ten önceki dönemde de rastlanmış, yeşil alan yetersizliği, erozyon, bataklık sorunları görülmüştür.”(Dinçer, 1996)
b. Cumhuriyetin Kuruluş Dönemi
Bu dönemde harpten yeni çıkılması, ekonomik ve toplumsal anlamda az zamanda büyük hamlelerin yapılması gereği çevre konusunda bilincin gelişmesine mani olmuşlardır. Yine de “Cumhuriyetin ilk yıllarında da, bukünkü anlamda çevre kavramı içine girebilecek çalışmalar yapan derneklerin var olduğu görülür. Bu derneklerin büyük çoğunluğu İstanbul’da faaliyet göstermiştir.”(Dinçer, 1996)
1950’li yıllara gelirken çok partili sisteme geçilmesi ile birlikte örgütlenme anlamında da ciddi anlamda artış gözlenmiştir.
Dinçer’e göre (1996) “Bu dönemde çevre hareketi sınırlı bir elit hareketi kimliğinden kurtulamamıştır. Sosyo-ekonomik sorunların önceliği ve önemini koruduğundan kamuoyunun ve devletin konuyla ilgisi çok zayıf kalmıştır. Bunda çevre sorunlarının önemli boyutlarda olmayışının etkisi olduğu da açıktır.”
c. 1950-1980 Dönemi
Bu dönem, toplumsal anlamda köyden kente göçlerin arttığı ve buna paralel olarak kentteki çevre sorunlarının su yüzüne çıkmaya başladığı yıllardır. Hızlı göçün neticesinde şehirlerin plansız büyümesi, beraberinde altyapı sorunları bağlamında çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir.
d. 1980 Sonrası
12 Eylül 1980 akeri darbesinden sonra yeni anayasa çalışmaları esnasında çevre sorunları bir kere daha gündeme gelmiş ve yapılan çeşitli kampanyalar sonucunda 82 Anayasası’nın 56. maddesine çevre ile ilgili bir hüküm konmuştur.
“80’li yıllarda artış gösteren çevresel tepki, “Yeşiller” adı altında da seslerini duyurmaya başladı ve 1987 yılında Yeşiller Partisi kuruldu. Ancak parti 1988 yılına ait kesin hesabını Anayasa mahkemesine sunmadığı gerekçesiyle 1994 yılında kapatılmıştır.”(Dinçer, 1996)
2. Türkiye’de Gönüllü Çevre Kuruluşlarının Rolü
a. Gönüllü Çevre Kuruluşlarının Geçmişi
Daha önceki bölümlerde de ifade edildiği gibi ülkemizde çevreci hareketler toplumsal anlamda tabana yayılamamış başka bir deyişle kitleseleşememiş belli grupların, odakların işiymiş gibi algılanmıştır.
Arnd’a göre (1994, 22-26) Türkiye’deki çevreci örgütlenmeleri 4 grupta inceleyebiliriz. Bunlar;
1. Sanayi ve Çevre Korumacılar
2. Doğa- Çevre korumacılar
3. Köktenci Çevreler
4. Yeşiller
b. Gönüllü Çevre Kuruluşlarının Gruplandırılması
i. Sanayi ve Çevre Korumacılar
Bu gruptakiler çevreyi korumakla birlikte sanayicilerin etkisinde kalmaktadırlar. Diğer çevreci örgütlerin aksine bu gruba giren örgütler çevre kirlenmesinde sorumluluğu sanyide değil de tüketicide görmektedirler. Bu nedenle yeşiller gibi diğer çevreci örgütlerin tepkisini çekmektedirler. Künar onları; “çevre ve halkın çektiği vicdan azabının sırtından ticaret yapan çevre tüccarları olarak isimlendirmektedir” (Arnd, 1994:26). Ancak menfaatleriyle bağdaştığı ölçüde, çevreci olarak sahneye çıkmaktadır. Kendilerini halka, çevreye duyarlı olarak gösterirken, bu imajlarından istifade ederek hükümetin çevre koruma yaptırımlarını engellemeye çalışmaktadırlar. ( Dinçer, 1996)
ii. Doğa-Çevre Korumacılar
Doğa-çevre korumacıların en büyük özelliği söylem ve faaliyet olarak çevreci hareketi siyasi bir hareket olarak görmemeleridir. Buna örnek olarak Türkiye Çevre Vakfı’nın bir yayınında şunu görebiliriz: “Türkiye Çevre Vakfı, geride bıraktığı sürede; çevre konularının şu veya bu şekilde bir uç anlayışa mal edilmesi düşüncesine de şiddetle karşı çıkmış ve bugün, haklılığını herkese kabul ettirmiş bulunmaktadır. Vakfın inancı; çevrenin, hemen her siyasi ve sosyal akımın, üzerinde birleştiği tek nokta olduğu ve olması gerektiği şeklindedir”. Benzer sözler Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nde de yer almıştır. Bu tür örgütler, devletle yer yer beraber çalışmakta ve ilgili hükümetin çevre politikasını esaslıca eleştirmekten ziyade münferit siyasi yaptırımları tenkid etmektedirler. (Dinçer, 1996)
iii. Köktenci Çevreciler
Köktenci çevreciler, çevre sorununu demokratik yollarla aşabileceklerine inanmaktadırlar. Aynı şekilde Arnd ( 1994:25) “Türkiye’nin çevre siyasetini esaslı bir biçimde ve bitişik siyaset alanlarıyla ilişkilendirerek eleştirmektedirler. Radikal çevreciler, siyasetlerini medeni hedeflerin yeniden tanımlanması üzerine inşa etmektedirler: Politikanın önceliği, kalkınma yerine hayat kalitesi olacaktır. Ancak bununla endüstri toplumunun ve teknolojinin reddi ilişkilendirilmemiştir; bunlar hayatın niteliğine tabi kılınacaktır. Bu da ancak sivil toplumda bilgi edinme özgürlüğünün ve karar verme süreçlerine katılma hakkının sağlanmasıyla elde edilecektir”.(Dinçer, 1996)
iv. Yeşiller
Ekolojik soruna ilişkin savlarını Ağaçkakan Dergisi’nde ve Aydınlık Gazetesi’nin Bilim ve Ütopya Pazar ekinde yayımlanan bir grup partiden bağımsız Yeşil, SOS Akdeniz Bürosu etrafında toplanmaktadır. Bu topluluğun felsefesi doğrultusunda, sanayinin beraberinde getirdiği teknoloji ve ilerlemeye köktenci bir şekilde karşı çıkarlar. Bu radikal zihniyet, doğa ve insanı ayırmaya karşı cephe alan müstakil bir kavrayışı beraberinde getirmiştir. Yeşiller, çalışmalarıyla “endüstriyalist uygarlığın temel dayanaklarını sorgulamaya çalışmaktadırlar.
3. Gönüllü Çevre Kuruluşlarının Bugünü
Başta da belirttiğimiz gibi günümüzde her ne kadar çevreci örgütlerin nicel olarak sayısı artmış olsa da nitelik yönünden elit hareket olmaktan kurtulamamıştır. Bora’ya göre (1993:7) “Çevrecilik bugün yerleşik-hâkim politikanın ve medyanın “pop” bir malzemesi oldu. Belki, resmi ve sulanmış da olsa bir çevreciliğin olması, hiç olmamasından iyidir-gerçi kimi durumda tersine, olmaması olmasından daha iyidir, ama işleri karıştırmayalım-; ancak resmi çevrecilik yeşil hareketin yerini tutamaz, onu gereksizleştiremez. Öte yandan çevreci hareket perspektifinin sınırlılığı ve zaten bu perspektifin gerek sistem gerek partiler tarafından ‘devralınarak’ kimlikleştirilmesi nedeniyle, büyüme potansiyelinden de yoksundur”.
Atauz (1994:22) “Bugünlere geldiğimizde, ‘çevrecilik arenasında’ görülenler, çok geniş ama içi boş, etkisiz ve yararsız bir resmi sektör, birinci grupla ilişkili olmayı yeğleyen ve bazı bölümlerinde tekninist eğilimi ağır basan sivil bir çevreci hareket (vakıflar, dernekler, kulüpler, hattâ doğrudan doğruya özel sektörün egemen olduğu ekonomik gücün kurdurduğu kooperatifler, bazı yan kuruluşlar) ve oldukça etkisizleşmiş, sesi duyulmaz olmuş, ilk gruptan bağımsız, ikinci grupla bazen ilişkiler kuran küçük başıbozuklar” diyor.(Dinçer, 1996)
4. Bazı Çevreci Örgütler Hakkında Kısa Bilgiler
a. Çevre Koruma, Araştırma ve Doğa Sporları Derneği
i. Kuruluş Tarihi: 1988
ii. Konusu: Çevre, doğa sporları, eğitim, sağlık, gençlik, sanat, hayır işleri, kültür.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, doğa sporları, proje uygulama, araştırma.
iv. Yayın Organı: Gezgin Dergisi ( 3 ayda bir)
v. Önemli Hizmetleri: TRT ile işbirliğine gidilerek belgesel programlar yapılması ( 1. Köprü Çayı Kanyonu, Türkiye Mağaraları, Bey Dili, Ak Dağlar). Televizyon ve radyolarda konuşma ve söyleşiler. Fotoğraf yarışması ve eğitim amaçlı kurslar.
b. Çevre Koruma ve Araştırma Vakfı(ÇEV-KOR)
i. Kuruluş Tarihi: 1991
ii. Konusu: Çevre, eğitim, sağlık.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, araştırma.
iv. Yayın Organı: Ekoloji Çevre Dergisi
v. Önemli Hizmetleri: Uluslararası Çevre Koruma Sempozyumu(1991). Ekoloji yaz okulu (İzmir, Uludağ, Ilgaz Dağı). Çevre konulu proje yarışması. Özel radyo ve televizyonlara çevre konulu programlar hazırlanması. Çevre Hukuku Araştırma Merkezi’nin ve Bitki Sosyolojisi araştırma Merkezi’nin kurulması.
c. Çevre Koruma ve Yaşatma Derneği (ÇEKO)
i. Kuruluş Tarihi: 1990
ii. Konusu: Çevre, eğitim.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, proje uygulama, araştırma.
iv. Yayın Organı: ÇEKO Haber Bülteni.
v. Önemli Hizmetleri: Yalova’da 80.000 m2 alanın “arboratum” olarak düzenlenmesi için kampanya çalışmaları. İlin çöp sorununu çözmek için “Çöp Birliği Oluşturma Projesi”. Samanlı orman alanlarının korunmasına ve Yalova Gökçedere Barajı su havzasına yönelik kampanyalar. Sanayi kuruluşlarının yol açtığı çevre kirliliği ile mücadele çalışmaları.
d. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)
i. Kuruluş Tarihi: 1990
ii. Konusu: Çevre, eğitim, kültür.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, burs, proje uygulama, araştırma.
iv. Yayın Organı: ÇEKÜL Bülteni
v. Önemli Hizmetleri: Beykoz Kavacık’ta ve TEM Karayolu’nda ağaçlandırma çalışmaları(1992). “7. Ağaç Ormanları Projesi” kapsamında Çatalca, Beykoz, Kilyos, Bursa ve Kıbrıs’a 1.000.000’u aşkın ağaç dikilmesi (1993). Kağıttan Ormanlar Projesi. Kültürel dokuyu koruma çalışmaları. Yayın, tanıtım ve restorasyon çalışmaları. Toplantı, şenlik ve anma/özel günler organizasyonu.
e. Doğal Hayatı Koruma Derneği(DHKD)
i. Kuruluş Tarihi: 1975
ii. Konusu: Çevre, eğitim, kalkınma.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, burs, proje uygulama, araştırma.
iv. Yayın Organı: Kelaynaktan Haberler Dergisi ( Aylık)
v. Önemli Hizmetleri: Nesli tehlikede olan deniz kaplumbağalarıile ilgili kampanya sonucu Köyceğiz/Dalyan için planlanan yatırımların durdurulması, yörenin Özel Çevre Koruma Alanı ilân edilmesi ve kıyı yönetim planı çalışmaları. Silifke/Taşucu Göksu Deltası’nda planlanan olumsuz gelişmelere karşı kampanya çalışmaları. Uluslararası RAMSAR Sözleşmesi’nin imzalanması için lobi faaliyetleri. Polonezköy’ün Tabiat Parkı ilân edilmesi ve Menderes Deltası/Dilek Yarımadası Milli Park sınırlarının genişletilmesi. Belek/Kumköy’ün 1. derece Sit alanı ilân edilmesi ve yönetim planının hazırlanması.
f. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı(TÜRÇEV)
i. Kuruluş Tarihi: 1993
ii. Konusu: Çevre, eğitim, turizm.
iii. Çalışma Şekli: Kamuoyu aydınlatma, eğitim, proje uygulama.
iv. Yayın Organı: Gezgin Dergisi ( 3 ayda bir)
v. Önemli Hizmetleri: Mavi Bayrak Uygulaması, Çevrenin Genç Sözcüleri Projesi.
g. Türkiye Çevre Vakfı(TÇV)
i. Kuruluş Tarihi: 1978
ii. Konusu: Çevre, eğitim, kalkınma.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, burs, uluslararası ilişkiler, proje uygulama, araştırma.
iv. Yayın Organı: Çevre Haber Bülteni ( 3 ayda bir)
v. Önemli Hizmetleri: Çevre Kanunu Taslağı’nın hazırlanması(1981) ve Anayasa’ya çevre hükmünün teklifi(1981). Türkiye’nin çevre sorunları envanterinin hazırlanması. Çevre İhtisas Kütüphanesi. Çevre Literatürüne katılan 117 kitap. Çok sayıda uluslararası toplantıya iştirak. Düzenlenen ulusal ve uluslararası toplantılar. Avrasya Çevre Gönüllü Kuruluşları Bilgi Merkezi’nin kurulması.
h. Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı(TEMA)
i. Kuruluş Tarihi: 1992
ii. Konusu: Sürdürülebilir Yaşam, Çevre, eğitim, kalkınma.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, proje uygulama.
iv. Yayın Organı: TEMA Faaliyet Dergisi.
v. Önemli Hizmetleri: Ağaçlandırma, tanıtım ve bilgilendirme çalışmaları. Mer’a ıslah projeleri. Yurt çapında teşkilatlanma ve eğitmen yetiştirme. Kitap yayını.
i. Yatağan Çevre Koruma Derneği
i. Kuruluş Tarihi: 1991
ii. Konusu: Çevre, kültür, gençlik.
iii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, araştırma.
iv. Yayın Organı: Yatağan Çevre Bülteni
v. Önemli Hizmetleri: Kamuoyu baskısı yoluyla Yatağan Termik Santrali’ne desülfirizasyon tesisi yapımı. Stratonikeia Antik Kenti’nde yapılmakta olan kazılara ayni ve maddi yardım. Lagina’da bulunan Hekate Tapınaği’nın kazılarının yapılabilmesi için yer temini.
j. Yeşil Barış Çevre Derneği
i. Konusu: Çevre, barış, kültür.
ii. Çalışma Şekli: Toplantı, kamuoyu aydınlatma, yayın, eğitim, proje uygulama, araştırma.
iii. Yayın Organı: Yeşil Barış.
iv. Önemli Hizmetleri: Hasankeyf, Maçka Parkı ve Nuruosmaniye Bizans Sarnıcı’nı kurtarma kampanyaları. İnsan hakları konusunda çalışmalar. Hayvan katliamına son kampanyası.


Bu sitenin hazırlanmasında özveri ile çalışan herkese bolca teşekkür ederim…