KUŞLAR

Şimdi ben de, eşim de emekliyiz. Emekliliğin nimetlerinden bir de yaz sıcakları başlar başlamaz kentlerin gürültüsünden ve yakıcı havasından birkaç ay uzaklaşmaya olanak vermesidir. Avukatlık yaparken olsa olsa birkaç hafta tatile çıkabiliyorduk. Şimdi ise iş bağlantım kalmadığı için kentten uzaklaşmama bir engel yok. Haziran başlarında yaz aylarını geçirmek üzere Kuşadası yakınlarındaki küçük yazlığımıza göçeriz. Evin önünde çam ağaçları var. Bu ağaçlarda yuvalanmış yüzlerce, belki de binlerce serçenin cıvıltıları gün boyu evimizin önünü doldurur. Serçelerin durumlarından memnun oldukları besbelli. Haziran ayının sonuna doğru cıvıltılar azalır ve sonunda duyulmaz olur. Ne oluyor da bu kuşlar her yılın belli zamanlarında evimizin önündeki çam ağaçlarını bırakıp çevredeki başka ağaçlara yerleşiyorlar dersiniz? Haziran sonunda o çam ağaçlarındaki böcekleri ve başka beslenme kaynaklarını yiyip bitirmişlerdir; üzerinde yuvalandıkları ve beslendikleri çam ağaçlarında artık iş yoktur. Beslenecekleri başka ağaçlara gitmeleri gerekir ve de giderler.

Her yıl yinelenip duran bu doğa olayı bana her seçim öncesinde bulundukları siyasal partiyi bırakıp başka bir partiye geçen, yeni katıldıkları partide adaylar arasına katılmaya çabalayan ve de kimi zaman bunu başaran vatandaşlarımızı anımsatıyor. Onlar da kuşlar gibi, bulundukları partide artık iş kalmadığını düşünerek “yeni ufuklara doğru” uçup gidiyorlar. Katıldıkları partinin ideolojisi, onların umurlarında değil. Onları bağrına basan partiler de yeni katılanların benimsedikleri yaşam görüşüyle, yıllar boyu bağlanmış oldukları partinin ideolojisiyle kendi ideolojileri arasındaki farklara aldırış etmeden, partiye o güne kadar hiç hizmet etmemiş olduklarını hesaba katmadan, partinin sadık üyelerinin yıllar boyu harcadıkları emeği dikkate almadan yeni katılanları seçimlerde aday gösterebiliyorlar. Bunlar benim mantığımı rahatsız ediyor. Birçok vatandaşımın da rahatsızlık duyduğu kuşkusuz. Ya o partilere gönülden bağlanmış üyeler neler hissediyorlar acaba! Soran var mı? Merkez yoklaması yöntemi kullanıldıkça partilerin sadık üyeleri etkisiz kalacaklardır. Bir de adayın nereden nereye geldiğine hiç bakmadan oylarını o yeni-katılmış adaya veren parti yandaşlarına ne demeli! Her seçim öncesi aylarda tanığı olduğumuz bu göç hareketlerine bir türlü alışamadım. Siz alıştınız mı? Bu durum belki de siyasal partilerin çoğunun “renksiz” olmasından başka deyişle, kitle partisi olma heveslerinden ileri gelen bir olgu.

Gültekin Yazgan



YAZI VE YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ…