KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARI HALK EĞİTİMİ VE KIRSAL KALKINMA

Kitle iletişim araçlarının halk eğitiminde kullanılması önemli yararlar sağlamaktadır. Bunları açıklamak için kitle iletişim araçlarının toplumsal işlevlerin den söz etmek gerekir. Öncelikle kitle iletişim araçlarının, toplumsal değişme ve ulusal kalkınmayı sağlayan önemli unsurlardan biri olduğunu belirtmek gerekir.

Kitle iletişim araçlarının görevleri:

1- Haber vermek: Yurtta ve dünyada olup bitenleri en çabuk, en doğru ve yansız bir şekilde vermek kitle iletişim araçlarının temel görevlerindendir.

2- Kamu oyunun oluşmasına katkıda bulunmak: Kamu oyunu ilgilendiren konularda çeşitli siyasal, bilimsel görüşlerin serbestçe ortaya konulup tartışılması demokratik yönetimde önemli bir etken olan kamu oyunun oluşmasına yol açar.

3- Siyasal sürece katılma ve denetleme: Yurttaşın siyasal iktidarı gözetlemesine, denetlemesine yardımcı olur. Böylece yurttaş siyasal sürece, çıkarlarına uygun ve bilinçli bir şekilde katılır.

4- Eğitim: İnsanların sorunlarını çözmesine, ve gerekli bilgi, beceri, ve davranışların edinmesine; anayasal hak, ödev, çıkar ve sorumlulukların bilincine varmasına ve bu bilinçle hareket etmesine yardım etmek; kitle iletişim araçlarının özellikle geri kalmış ülkelerde en önemli görevlerindendir

5- Toplumsal tümleşme: Bireylerin, kümelerin, yerel toplulukların; toplumun geri kalan birey, küme ve topluluklardan uzak kalması toplumsal bütünleşmeyi engellemektedir. Oysa en uzak yerdeki ulaşılması güç, dış dünyaya kapalı topluluklar bile, radyo ve televizyon aracılıyla, kolaylıkla çevreye, ulusal ve uluslar arası dünyaya açılabilmektedir. Dolayısıyla toplumsal bütünleşmeyi sağlamada kitle iletişim araçlarının önemli bir rolü vardır. Ortak kültür ve, ürün ve değerlerin geniş kitlelere yayılması kitlesel eğitimle gerçekleşebilir. Bu nedenle kitle iletişim araçlarının temel görevleri arasında eğitim oldukça önemli bir yer tutar. Öğretim süreci yüz yüze ilişkileri de gerektirdiğinden kitle iletişim araçları tek başına öğretici araçlar olarak değil; öğretmene yardımcı, öğrenmeyi hızlandırıcı araçlar olarak kullanılmalıdır.1

Kitle iletişim araçlarının halk eğitimindeki yeri:

1- Genel bir dinleyici ve izleyici kitlesiyle düzenli bir biçimde iletişim sağlanır. Engebe durumundan az etkilendiğinden en uzak köylere yayınlarını ulaştırabilir.

2- Olayları günü gününe izleyerek, yetişkinlerle günün olayları arasında bağ kurar.
3- İnsanların duygularına ve düşüncelerine aynı anda yönelerek onu etkiler.

4- Halkın memleket işlerine bilinçli olarak katılmasını sağlamak üzere sürekli bilgi ve haber verir.

5- Evde, çiftlikte, sınıfta, fabrikada bireye iş ve meslek için gerekli becerileri öğretir.2

Kitle iletişim araçları arasında radyo ve televizyon ulaşılmasının zor olmaması, izleme kolaylığı gibi nedenlerle diğer kitle iletişim araçlarından çok daha geniş bir hedef kitleye sahiptir. Günümüzde hemen hemen her evde radyo ve televizyon vardır. Bu denli yaygın kullanımı ve diğer kitle iletişim araçlarından yararlanılamaması durumunun en çok kırsal bölgelerde varolduğundan hareketle yazının bundan sonraki bölümünde radyo televizyondan yararlanılarak yapılan eğitim etkinliklerinden söz edilecektir.

Radyo ve televizyonun işlevleri: Haber verme, eğlendirme, dinlendirme, inandırma (reklam ve propaganda) olarak sıralanabilir. Haber verme ve eğitim ana işlevler olup, eğlendirme ve dinlendirme işlevleri,daha çok ana işlevleri yeterince gerçekleştirilmesi için kullanılmaktadır.

Radyo ve televizyonla eğitimde gözetilecek ilkeler:

Günümüzde radyo ve televizyonla eğitim ülkelerin sorunlarına bağlı olarak yapılmaktadır. Kimi ülkelerde örgün eğitim alanında çok yoğun kullanılırken; kimi ülkelerde halk eğitimi alanında kullanılmaktadır. Özellikle okur yazar olmayan nüfusun çok olduğu ülkelerde temel eğitime ağırlık verilmektedir. Hangi tür eğitimde kullanılırsa kullanılsın, radyo ve televizyonla yatılacak eğitimin etkili olabilmesi için şu özellikleri taşıması gerekir.

a. Konular masa başında belirlenmemeli: eğitim programlarının hedefi olan izleyici kümelerinin özellikleri, sorunları ve gereksinimleri ilgili araştırmalar sonunda belirlenmelidir.

b. İşlenecek konulara göre programların tasarımları yapılmalıdır. Eğitim programlarının biçimi ve özü hedef kitlenin özelliklerine göre saptanmalıdır.

c. Sorunlara ilişkin açıklamalarda uzman kişilerin görüşleri alınmalı, gerektiğinde bu kişiler ses ve görüntüyle yayınlarda yer almalıdırlar.

d. Eğitim programlarının süreleri konu ve izleyici kümesinin özelliklerine göre düzenlenmelidir. Uzun süreli programların kişilerin ilgisini azalttığı; bu nedenle eğitsel amacın gerçekleşmesinin zor olacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

e. Programların ilgi çekici olması için gerektiğinde belli ölçülerde eğlence öğelerine de yer verilmelidir.

f. Bilinen şeylerin tekrarından sakınılmalı, gerektiğinde bilinen şeyler sadece anımsatılmalıdır.

g. Eğitim programlarının yayın saatleri düzenlenirken programların hedef kitlenin izleyebileceği saatlerde yayınlanmasına oldukça dikkat edilmelidir.

Radyo ve televizyon destekli eğitim uygulamaları:

Kırsal eğitim ve radyo televizyon: eğitim olanaklarının kırsal alanlarda yeterince yaygınlaşmadığı ülkelerde radyo ve televizyonla eğitim uygulamaları yapılmıştır.

Radyodan yararlanma: geniş alanı kapsaması, doğal engelleri aşabilmesi, üretimi ve alımı ucuz bir kitle iletişimi aracı olması, transistörlü alıcılar yoluyla elektriğin olmadığı yerlere bile ulaşabilmesi, okur yazar olanlara ve olmayanlara eşit etkide bulunabilmesi radyonun kırsal kalkınma programlarında kullanılmasına neden olmuştur.

Radyo kırsal kalkınmayı destekleyici bir eğitim aracı olarak iki şekilde kullanıl maktadır.

Açık yayınlar: Bu yayınların özelliği herhangi bir destek, materyal olmaksızın yalnızca yayın materyali kullanılarak bu materyalin başarılı olmasının beklediği yayınlardır. Açık yayınlar farklı şekillerde olmaktadır.

a. Spot anonsları: bu yayınlarda reklamlara benzer bir biçimde mesaj sürekli yinelenir.

b. Tek yada dizi halinde yayınlanan kırsal sorunların ele alındığı dramalar:

c. Kalkınma sorunları hakkında yerel haberlerin verildiği haber, magazin programları:

2- Düzenli dinleme grupları: Kırsal kalkınma projelerinde, radyo yayınları ve grup etkileşiminin birleştirildiği düzenli dinleme grupları radyo tarım forumu, radyo forumu ve radyo kulübü gibi adlarla anılan düzenli dinleme programlarının temel özellikleri şunlardır.

a. Programlar konunun özelliğine göre Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı,Eğitim Bakanlığı gibi diğer kurumlarla iş birliği içinde üretilir.

b. Genellikle basılı materyal ile desteklenir.

c. Davranış değiştirmede grup dinamiği ilkelerinden yararlanılmaktadır. Radyo yayınlarıyla verilen içerik yüz yüze iletişimle desteklenerek tek yönlü iletişimin getirdiği sınırlı etki ortadan kaldırılır.

Yerel olarak örgütlenmiş yetişkin gruplarında radyonun kullanılması ilk kez İngiltere’de 1928’de görülmüştür. Sürekli olarak düzenli dinleme grubu ise: ilk kez 1941’de Radyo tarım forumu adıyla Kanada’da oluşturulmuştur.3

Televizyondan yararlanma: Televizyonun kırsal alanlarda kalkınma amaçlı kullanılması, radyoyla kıyaslandığında daha az olmuştur. Bunun nedenleri elektrik gerektirmesi, üretiminin daha zor olması, radyoya göre televizyona sahip olma oranın az olması olarak sıralanabilir. Radyo ve televizyon sahipliğinin artması toplu izleme koşullarını ortadan kaldırdığından radyo ve televizyonun sadece kırsal kesimi hedefleyen eğitim etkinliğinin bir parçası olarak kullanılmasının olanakları günümüzde kaybolmuştur.
Radyo ve televizyonla, yetişkinlere yönelik temel eğitim uygulamaları: Temel eğitim; iletişim ve düşünde becerileri, çevre ve kişi sağlığı ilgili bilgiler, mesleki becerilere temel olacak bilgiler, modern yaşamın karmaşıklığı ile baş edebilmek için gereken bilgiler gibi çok çeşitli konuları kapsayabilir. Temel eğitim yaşam boyu sürecek eğitimin temelidir ve yurttaşlarına temel eğitim sağlama devletin yerine getirmesi beklenen bir yükümlülüktür. Temel eğitimin sağlanması, bireyin refahı ve toplumun kalkınması için oldukça önemlidir. Yurttaşlarına temel eğitim sağlama az gelişmiş ülkelerin yanı sıra gelişmiş ülkelerinde sorununudur. Yetişkinlerin temel eğitiminde kadınlar, yoksullar, kırsal alanlarda yaşayan nüfus, göçmenler, etnik azınlıklar öncelikli hedef kitleleri oluşturmaktadır.

Temel eğitimin sağlanmasında radyo ve televizyondan da yararlanılmaktadır. yetişkinlerin temel eğitimi, radyo ve televizyon destekli kırsal eğitim projelerinde temel program konularından birisi olmuştur.

Televizyon yayınlarının yetişkin okur yazarlığını desteklemek için kullanıldığı ilk projelerden birisi İtalya’da tele okul bünyesinde 1961 yılında ‘Asla Geç Değil’ adıyla yayınlanan program serisidir 1960’larda UNESCO 40 ülkede radyo ve televizyon yayınlarıyla desteklenen okur yazarlık kampanyaları başlatmış, kampanyalar 70’li yıllarda da devam etmiştir.Bu kampanyanın etkisiyle İngiltere’de de BBC destekli, yetişkin okur yazarlık kampanyası düzenlenmiştir.Hollanda eğitim televizyonu şirketi imla, mevcut yetişkin eğitimi hakkında bilgi, politika ve hak arama konularında bilgilendirmeye yönelik programlar hazırlamıştır.

Dünyanın pek çok yerinde bu programlar gibi yetişkinlerin temel eğitimini hedefleyen radyo ve televizyon programları hazırlanmaktadır. Örgün eğitim kurumları çağ nüfusuna temel eğitimi yaygınlaştırmada yetersiz kaldıkları sürece yetişkinlerin temel eğitimi gündemde olacaktır. Böylece temel eğitimin sağlanmasında radyo ve televizyon işlevlerini sürdürecek ve bu doğrultuda programların hazırlanmasına devam edilecektir.4

Radyo televizyon ve açık üniversite, yetişkin eğitimin öneminin giderek artması, eğitimde yayıncılığa duyulan güvenin gibi nedenlerle bir uzaktan eğitim programı olarak açık üniversite kavramının gelişmesinde etkili olmuştur. Özellikle 60’lı yıllarda oluşan eğitim bunalımını çözmede bir seçenek olarak gündeme gelen açık üniversite yayın yoluyla öğretimi, basılı yayınlar yoluyla öğretimi ve yüz yüze öğretimi işlevsel olarak bütünleştiren bir uygulama olarak varlığını günümüzde de geliştirerek sürdürmektedir.

Türkiye’de radyo ve televizyon ile eğitim uygulamaları:

TRT ve eğitim:

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Yasalar çerçevesinde kuruluşundan beri eğitim yayınları hazırlayıp yayınlamaktadır. TRT öncesi dönemde ilk yayınlar süre ve içerik bakımından çok sınırlı olmuştur. Bu dönemde eğitsel amaçlı ilk düzenli yayın kırsal kesime yönelik olmuş, bunun yanında kadınlara yönelik kısa süreli yayınlarda gerçekleştirilmiştir. 5
TRT’nin kuruluşundan bu yana teknolojik gelişmelere paralel olarak yayın sürelerinin artmasıyla; kırsal kesim başta olmak üzere farklı hedef kitlelere yönelik eğitim yayınlarında çeşit ve süre açısından artışlar olmuştur.

1973’ten önce yayınlara yön veren düzenlemeler, toplantılarla yapılmaktayken bu tarihten sonra tüm yayınlar için konuyla ilgili tanımlamalar oranların saptandığı planlara göre yapılmıştır.6 Önceleri bir iki kanaldan yayın yapan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu günümüzde amaçları ve program ağırlıkları farklı olan çok sayıda kanaldan yayın yapmaktadır.

1996 genel yayın planına göre Radyo 1’in amacı: (bu yayının en geniş dinleyici kesimini kapsadığı göz önünde tutularak) Türkiye genelinde çeşitli yaş, meslek, eğitim ve kültür seviye düzeyindeki dinleyici kitlesine bilgi ve haber vermek, kalkınmaya, kültürel bütünleşmeye ve eğitime katkıda bulunmak, eğlendirmektir.

Radyo 2’nin amacı: Dinleyiciye hızlı ve sık olarak yurttan ve dünyadan haber ulaştırmak.

Radyo 3’ün amacı: Yerli ve yabancı çok sesli sanat müziği ve hafif müzik programlarıyla dinleyicinin müzik zevki ve kültürünün geliştirilmesine yardımcı olmak.

Radyo dördün (TRT FM’ in amacı: Türk sanat, Türk halk ve pop müziği programlarıyla dinleyicinin müzik zevk ve kültürlerini gelişmesine katkıda bulunmak.

Turizm radyosunun amacı: Yabancı turistlere ülkemizi tanıtmak, dünyadan ve Türkiye’den haberler vermektir.

Bölge radyolarının amacı (İzmir, Çukurova, GAP, vb) hitap ettiği bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini dikkate alarak, bölgeyle ilgili kalkınma projelerini desteklemek,bölgenin eğitim ekonomi ve kültür seviyesinin yükseltilmesine, birlik ve beraberliğin sağlanmasına yardımcı olmaktır.

Yine 1996 genel yayın planına göre, Türkiye Televizyonları 1. programı (TRT 1’in amacı: (bu yayının en geniş izleyici kitlesini kapsadığı göz önünde tutularak) Türkiye genelinde farklı yaş, meslek, eğitim ve kültür düzeyindeki seyirci kitlesine bilgi ve haber vermek, kültürel bütünleşmeye eğitime ve kalkınmaya yardımcı olmak ve eğlendirmektir.

TRT 2’nin amacı: Kültürel gelişmemizin sosyal ve ekonomik gelişmelere uyum sağlamasına yardımcı olmak, izleyicilerin milli kültür ve sanat değerlerinin gelişmesine katkıda bulunmak ve kültürün evrensel boyutlarını sergilemektir.

TRT 3’ün amacı: Seyircilerin, özellikle gençlerin; spor, eğitim, kültür drama, müzik ve haber ihtiyaçlarını karşılamaktır.

TRT 4’ün amacı: Orta ve yüksek öğrenim öğrencilerinin örgün ve yaygın eğitimlerine yardımcı olmaktır.

TRT GAP’ın amacı: Güneydoğu Anadolu projesinin sağlam bir temele oturtulabilmesi için bölgede gereken sosyal, kültürel ve psikolojik ortamın oluşturulmasına, bölgenin eğitim, kültür ve ekonomik seviyesinin yükseltilmesine, birlik ve bütünlün sağlanmasına yardımcı olmaktır. Bu amaçlar doğrultusunda hazırlanan program türlerinin hedeflenen oranlarına göre;

TRT 4 açık öğretim ve açık öğretim ders programlarının yayınlandığı bir eğitim kanalı olup Radyo 1 TRT 1 ve TRT 2de eğitim programları diğer TRT radyo ve televizyon kanallarına göre daha ağırlıklıdır. Bölge yayınlarında ise GAP yayınları daha eğitim ağırlıklıdır.

TRT eğitim programları örgün ve yaygın eğitim programları olarak ikiye ayrılmaktadır. Örgün eğitim programları: TRT Milli Eğitim Bakanlığı ve açık öğretim yapmaya yetkili yüksek öğretim kurumlarının her seviyede okul eğitimine yardımcı olmak amacıyla iş birliği halinde düzenledikleri eğitim programları, yaygın eğitim programları ise; Türk milli eğitiminin temel görüş, amaç ve ilkeleri doğrultusunda örgün eğitim imkanlarından hiç yararlanmamış,gittikleri okulu tamamlayamamış yada örgün eğitim kurumlarına devam edenler ve meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenler için hazırlanan programlar olarak tanımlanmıştır.11

1996 genel yayın planına göre örgün eğitim programları: İlk ve orta öğretim dönemi, yüksek öğretim dönemi; yaygın eğitim programları ise genel dinleyici ve izleyici kitlesine yönelik programlar, özel dinleyici ve izleyici kitlesine yönelik programlar olarak ayrılmıştır. Çocuklar, gençler, aileler, yaşlı ve emekliler, sosyal bakımdan korunması gerekenler, çiftçi ve köylüler, iş ve meslek kesimleri, kalkınmada öncelikli bölgelerde yaşayan vatandaşlar özel dinleyici ve izleyici kitleleri olarak ele alınmıştır. aynı planda örgün ve yaygın eğitim ayrımı doğrultusunda program türlerinin hedeflenen oranlarına göre Radyo 2 ve TRT 4 tümüyle örgün eğitime yönelmiş; TRT 2 de örgün eğitim programları, Radyo 1 Hatay radyosu, GAP radyosu; TRT1, TRT 3, TRT İNT, TRT Avrasya tümüyle yaygın eğitime yönelmiş olup, TRT GAP ta yaygın eğitim programları ağırlıklıdır. Yaygın eğitim programlarının hedef kitleler açısından oranlarına göre: Radyo yayınlarında genel dinleyici kitlesine yönelik yayınlar, çiftçi ve köylülere yönelik programlar ağırlıklıyken; televizyon yayınlarında genel seyirci kitlesine, çocuklara ve ailelere yönelik programlar ağırlıklı olup, TRT 3 yayınlarının tamamı gençlere yöneliktir.

Yaygın Çiftçi Eğitimi projesi: (YAYÇEP) Bu proje çiftçilerin tarım kültürünü geliştirmek ve tarımın çeşitli alanlarında bilgi, beceri kazanmalarını sağlamak amacıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, TRT ve Anadolu Üniversitesi arasında 25 şubat 1991 tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde uygulanan bir projedir.12 Bu yolla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca çiftçilere yönelik olarak yürütülen ‘tarımsal yayım’13 etkinliklerinin televizyon yoluyla daha geniş bir çiftçi kitlesine ulaştırılabileceği düşünülmüştür. Projenin hedef kitlesi Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinde 18-41 yaşları arasında ve en az ilk okul mezunları olan tüm çiftçiler olarak belirlenmiştir. Çiftçiler projeye Tarım il ve ilçe müdürlüklerine kayıtlarını yaptırarak katılmışlardır. İlk protokole de projenin 1991-93 yılları arasında 3 aşamalı olarak gerçekleştirilmesi karalaştırılmış, sonra yeni bir protokolle projeye 2 aşama daha eklenerek 1995 yılına sarkıtılmıştır.

Proje aşamalı olarak; sığırcılık,koyunculuk, keçicilik, arıcılık ipek böcekçiliği, su ürünleri, kümes hayvancılığı; tarımsal mekanizasyon, tarla bitkileri, meyvecilik, bağcılık, sebzecilik, süs bitkileri, kooperatifçilik, çiftçi birlikleri, el sanatları, teşvik ve destekleme konularını kapsamıştır.14

Projede eğitim etkinlikleri 3 boyutlu olarak planlanmıştır:

a. Radyo ve televizyon yayınları: Proje konularını içeren programlar hafta içi her gün 15’er dakikalık sürelerle sabah ve akşam TRT 1 kanalından yayınlanmıştır.

b. Basılı yayınlar:Proje konularını kapsayan kitaplar basılıp projeye kayıtlı çiftçilere verilmiştir.

c. Danışmanlık hizmetleri: Tarım ve il müdürlükleri proje süresince çiftçilere danışmanlık hizmeti vermekle sorumlu tutulmuştur. Projede eğitimi özendirmek macıyla bir sertifika ve ödül sistemi de uygulanmıştır.

Ankara ili Göl başı ilçesinde YAYÇEP’ çiftçi katılımının incelendiği bir araştırmada şu bulgular elde edilmiştir: Yaş açısından en yoğun katılım 18-25 yaş grubundadır. Kadınların katılımı çok düşüktür. Projeye katılanların yarısından çoğu orta okul ve lise mezunudur. Eğitim ve gelir düzeyi yüksek olanlar proje önerilerini daha fazla uygulamaktadırlar. Çiftçilerin projeden haberdar olma ve projeye katılma kararlarında en çok yararlandıkları kaynak televizyon olmuştur. Uygulama aşamasında kendi deneyimleri ve tarımsal yayım elemanlarından yararlandıkları görülmüştür. Çiftçilerin 1/3’ünden fazlası Proje yayınlarını izlemiş, yayınları izleyenlerin proje önerilerini daha çok izledikleri saptanmıştır. Çiftçilerin çoğunluğunun proje yayınlarını kolayca anladıkları ancak önceden hazırlanmış metinlerin bir sunucu tarafından okunulması ve konulara ilişkin görüntülerin verilmesi şeklindeki sunuş biçiminin pek beğenilmediği belirlenmiştir. Çiftçilerin çoğu hayvancılıkla ilgili konularda yeni bilgiler edindiklerini belirtmişlerdir.15

ALTINBIÇAK ve DEMİRYÜREK projenin uygulanmasındaki eksiklikleri şu şekilde belirtmişlerdir:

1- Program çekimlerinin genelde Tarım İşleri Genel Müdürlüğüne bağlı çiftliklerde gerçekleştirilmesi ve çiftçi şartlarını yansıtmaması.

projenin uygulanma esaslarına ilişkin yeterli bilgi verilmemesi.

1- Eğitim kitaplarının çiftçilere geç ulaşması.

2- Televizyon programlarının başlama saatlerinin çiftçilere uygun olmaması.

3- Sunuşun çiftçilerce pek beğenilmemesi.

4- Danışmanlık hizmetlerinin yeterince yerine getirilmemesi.

5- İzleme ve değerlendirme çalışmalarının yeterince yapılmaması.

6- Proje kapsamında çiftçi görüşlerine yer verilmemesi.

7- Verilen sertifikaların işlevsel olmaması.

Canan Çelik