BEN ÖĞRETMENİM
BEN ÖĞRETMENİM Ben öğretmenim, Sevdalısı bu yurdun. Dolaşırım sınırlarında yurdumun En yüksek burçlarına çıkar, Bayrak olurum.
BEN ÖĞRETMENİM Ben öğretmenim, Sevdalısı bu yurdun. Dolaşırım sınırlarında yurdumun En yüksek burçlarına çıkar, Bayrak olurum.
Değerli Ziyaretçiler, Saatli Maarif Takvimi deyip de geçmeyin. Bu kendi çapında, karınca kararınca her yıl yayınlanan mini ansiklopedinin her sayfası (ki, okuduktan sonra çöp sepetine atıveririz) bizlere tarihsel gerçekleri, doğal değişiklikleri, saatleri, kültürel, sanatsal olayları, ulusal geçmişimizi, önemli yıldönümlerini ve o gün hangi yemeği yememiz gerektiğini animsatır, belleğimizi tazeler, dersler verir, uyarılar yapar ve çeşitli [...]
YALAN Yalan hem sahibine, hem de söylenen kişiye zarar veren kötü bir alışkanlıktır. İnsanlar çeşitli sebeplerle yalan söylelerler. Bunlardan bazıları; kimlik arayışı içinde olma, kıskançlık, mevki sahibi olmak bvb.
ÖZGÜRLÜK YOLU Saat sabahın üçüydü. Bütün gece uyumamıştı. Asli. Bitkin ama heyecanlıydı. Üç yıl önce verdiÄŸi kararı uygulama günüydü bugün. Gerçi 18 yaşına girmesine 1 ay vardı daha… Ama bekleyemezdi artık. Ne olacaksa olsundu.
KUŞLAR Şimdi ben de, eşim de emekliyiz. Emekliliğin nimetlerinden bir de yaz sıcakları başlar başlamaz kentlerin gürültüsünden ve yakıcı havasından birkaç ay uzaklaşmaya olanak vermesidir.
DOSTLUĞUN DENKLEMİ      Çok bilinmeyenli bir deklemle atarsınız kurulacak dostluğun temelini. Çözdükçe daha bir hırslanır, yeni formüller ararsınız en doğru en gerçekçi sonuca ulaşmak için.
YA SİZ!!!   Dönüp duruyordu yatakta. Ağır bedenini kaldırmadan yuvarlanıyordu ağırdan bir o yana bir bu yana…  Güzel hayeller geçerdi kimi zaman kafasından. Kimi zaman da deliliÄŸe vururdu. Olmadık sesler, gülüşler fırlatırdı anlamsız çıkan ağız dolusu homurtulardan…
 CAMBAZ    Etrafı olabildiğine düzlük, uzaklardan sadece siluet olarak belli olan dağların göründüğü, toprağın dermansız, suyun ise kıskanç olduğu bir coğrafyanın ortasında kurulu bir taşra kasabasıydı burası.
Hay Abbas hay, o zaman küçük çocuklardık, şimdi büyük çocuklar olduk. O zaman halis, yağsız beyaz peynirdik, şimdi biraz taze kaşar olduk, kaşarlandık, sararıyoruz da bak, gözlerimizin altı torbalanmakta yavaşça. Derken kaçırdın bizim kızı gitti.
  Öğretmenin kültür haritası *Ümit AKTAN*      İstanbul’un kültür haritasını ondan iyi bilen yoktu. Dünyası bu kültür etkinliklerinin yeri ve saatini içeren harita olmuÅŸtu ve artık onunla yaşıyordu. Bir gün önceden, fen ve hayat bilgisi dersinden çıkar ve yolda baÅŸlardı kültür haritası üstünde çalışmaya.