DOSTLUĞUN DENKLEMİ

      Çok bilinmeyenli bir deklemle atarsınız kurulacak dostluğun temelini. Çözdükçe daha bir hırslanır, yeni formüller ararsınız en doğru en gerçekçi sonuca ulaşmak için.
 
 İşte insanları tanımak. Ön yargısız, olduğu gibi kabul etmek. Belki  en az hatalar yapılan tekniklerden birisidir. En yüksek puan verip karşımızdakilere, zaman içinde hiçbir etki altında kalmadan düşürmek bu puanları ya da güzel gidiyorsa her şey en yüksek düzeyde tutmalı.   gün iyi, bir gün kötü. Birgün güzel, Birgün çirkin. İşte inişli çıkışlı duygular her iki tarafa dda boşuna geçirilen zaman, gereksiz yere işgal eden yürekler bırakır kişiye. Düşürdüğümüz puanları yükseltmeye çalışmak bize geçici ilişkiler  bırakır yalnızca.
 Sırtımızı döndüğümüzde yüreğimiz şüpheyle atar. Hep ne zaman vurulacağımızı bekleriz.  Paylaştığımız en ufak bir sorunun gün gelip aleyhimize kullanılacağını düşünürüz. 
  Unutmamalı ki kişiyi en ufak hatasında yargılamadan kapattığımız kapıyı eğer tekrar açma ihtimalimiz varsa bir kez daha düşünerek, ancak güvenimizi ciddi anlamda sarsacak konularda hiç düşünmeden gereken kararı vermeliyiz. İşte çözdükçe bir insanın en güzel yönlerini mutlulukla çarpıyorsa yüreğimiz, her ann yeni ve güzel bir yönüyle karşılaşıyorsak bırakalım bu denklem hiç çözülmesin.
Unutmayalım ki; dostumuz ruhumuz için   en büyük yatırım bizlerse onun için en büyük mirasımız.

 

  Selda YILDIZHAN


YAZI VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUZ…